Teknoloji

Paylasim

Moda defilesinin böylesi görülmedi

Teknolojik giyim defilesi izleyenleri çok etkiledi

Çekmeceli T-shirt
Kinetik enerjiyi kıyafetiniz üstündeki özel elektrik hatlarından geçirerek üstündeki bataryalara depolama yapabilen bu özel kıyafete MP3 çalar gibi birçok taşınabilir cihaz eklemeniz mümkün.

Nisan 4, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | , , | Yorum yapılmamış

SONY BMG’den Online Müzik Platformu

Sony BMG başkanı Rolf Schmidt-Holtz,online müzik üyeliği sağlayacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını duyurdu.6 ile 8 avro civarında aylık ücreti olacak sistem online şarkı indirme fırsatı verecek.

Sistemden üyeliğiniz bittikten sonra bazı şarkıları hala indirebileceksiniz.Ayırca bütün müzik platformları için geçerli olacağı açıklanan sistem ipod’u da kapsayacak.Şuan Amazonda ücretsiz olarak indirilebilen BMG ürünleri bu atılım ile daha büyük bir platformda yer alacak.Platformun bu sene sonunda hayata geçmesi bekleniyor.

Related Posts by Categories

Online Müzik

Sony BMG

Mart 25, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış

Windows 22 yaşında

1985 yılında kullanıcılarıyla tanışan Windows, 22. yaşını kutluyor. İşte Windows’un tarihçesi…
Microsoft Windows 22 yaşında
Yazılım devi Microsoft, bilgisayar dünyasının lider işletim sistemi Windows’un 22. yaşını kutluyor. Bill Gates’in tam 24 yıl önce geliştirmeye başladığı ve ilk versiyonunu 1985 yılında piyasaya sürdüğü Windows, o tarihten bu yana dünyanın en çok tercih edilen işletim sistemi haline geldi. Büyük bir popülariteye sahip olan Windows işletim sistemi, Gates’i de dünyanın en zenginleri listesinde 1 numaraya taşıdı.İlk versiyon: Microsoft Windows 1.0 (1985)

Microsoft Windows’un ilk sürümü olan 1.0, MS DOS’un grafik arayüzüne sahip ve geliştirilmiş bir şekli olarak 1985 yılında piyasaya sürüldü. Kullanıcılar tarafından fazla benimsenmeyen bir Windows versiyonu olan 1.0 bekleyen ilgiyi görememişti. Bunun üzerine Microsoft, Windows 2.0′a Excel ve Word programlarını dahil ederek daha da gelişmiş bir Windows yarattı ve böylece ofis kullanıcılarının da ilgisini çekmeyi başardı.

Son versiyon: Microsoft Windows Vista (2007)

Uzun bir süre “Longhorn” kod ismiyle lanse edilen Windows’un son sürümünün, 2005 yılı ortalarında Windows Vista ismiyle çıkacağı duyuruldu. Geliştirme süreci yaklaşık olarak 1.5 yıl süren Vista, bir çok yeniliği beraberinde getirdi.

Yeni Windows Explorer, geliştirilmiş kullanıcı hesapları (Users Account Control), çok yönlü kenar çubukları (Gadgets), artırılmış güvenlik özellikleri ve daha sayamadığımız bir çok yeni özelliğiyle Windows Vista, bilgisayar kullanıcılarının beğenisine sunuldu. Windows Aero isimli arayüzle bambaşka bir görünüme sahip olan yeni nesil işletim sistemi, muhteşem bir tanıtımla Ocak 2007 tarihinde raflardaki yerini aldı.

Geçmişten bu güne Microsoft Windows versiyonları:

Windows 1.0 (Kasım 1985)
Windows 2.0 (Nisan 1987)
Windows 3.0 (Mayıs 1990)
Windows 3.1 (Nisan 1992)
Windows NT 3.1 (Ağustos 1993)
Windows 3.11 (Şubat 1994)
Windows NT 3.5 (Eylül 1994)
Windows 95 (Ağustos 1995)
Windows NT 3.51 (Haziran 1995)
Windows NT 4.0 (Ağustos 1996)
Windows 98 (Haziran 199 8)
Windows 98 SE (Mayıs 1999)
Windows ME (Eylül 2000)
Windows 2000 (Şubat 2000)
Windows 2000 Datacenter (Ağustos 2000)
Windows XP (Ekim 2001)
Windows Server 2003 (Mart 2003)
Windows Vista (Haziran 2007)

Mart 23, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış

Mutfağı Temizleyen Robot: Readybot

Mutfağı Temizleyen Robot: Readybot

Geliştirme ekibindeki Tom Benson’a göre “Readybot” mutfakta arzu edilebilecek bir temizlik robotu. Mutfaktaki temizlik işlerini devralacak bulaşık makinesi büyüklüğündeki robot geliştirilme aşamasında. İşini ağırdan alsa da akşam yemeğinden sonra temizlik işlerini paslamak adına en iyi dostunuz olabilir.

Mart 13, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış

Güneş enerjisinin karanlık yüzü

Çin’de büyüyen güneş enerjisi endüstrisinin toprağı zehirlediği söyleniyor…
Güneş panellerinin yapımında çokça kullanılan Polisilikon zor bulunuyor. Daha ucuza mal etme telaşıyla toprağa zehirli atık bırakan Çin şirketi vahşi yaşamı ve insan sağlığını tehlikeye atıyor. Washington Post’un bildirdiğine göre ülkenin Doğu’daki merkezi Henan Province’in yeşil alanları silikon tetraklorid yüzünden bembeyaz bir hal almış. Ayrıca atıklardan çıkan Toksik hidrojen klorür gazı ve asitler havaya karışıyormuş…

İddiaya göre atığın büyük bir kısmı; Suntech Power’a malzeme satan Çin polisilikon firması Luoyang Zhonggui High-Technology tarafından geliyormuş.
Suntech Power firması, güneş panellerinin nakliye masrafından kurtulmak için Amerika’da fabrika kurmayı planlıyor. Fakat ‘yeşilciler’in bekçileri ve Amerika’daki doğa koruma kanunları Suntech’in malzeme aldığı firmanın yaptığı gibi bir atık sorununu ciddi bir şekilde cezalandırabilir…

Mart 13, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış

İnsana çip taktılar

ABD’de bir şirket, iki çalışanının koluna mikroçip “nakli” yaptırdı. Kollarından fırlayan antenlerle şirket içinde kapıları açabilen, ama aynı zamanda patronları tarafından her yerde izlenebilecek olan çalışanlar şikayetçi değil. Fakat sivil toplum örgütleri, “BBG toplumu oluyoruz” diye tepki gösteriyorlar.

Güvenlik ve izleme ekipmanları satan Citywatcher.com şirketi, geçen yıl iki çalışanın kol derisinin altına, küçük cam kaplı mikroçipler naklettirdi. Küçük antenleri kol derisinden çıkan ve çalışanlara birer “robot-insan” görünümü veren çiplerin varlığı o dönemde çok ses getirmedi.

RFID (Radyo Frekansından Kimliklendirme) teknolojisini kullanan çipler, iki pirinç tanesi boyunda ve bir kürdan kalınlığında. Çipler sayesinde iki şirket görevlisi, çalınma riski olan elektronik anahtarlar taşımadan, şirketin kasalarına girebiliyor. Kasalarda, iş yapılan polis merkezleriyle ilgili veriler ve görüntüler tutuluyor. Kasa kapısına gelen görevli, kolunu okuyucuya gösterip kapıyı açabiliyor.

Uygulamanın geçtiğimiz günlerde Amerikan basınına yansımasıyla birlikte tepkiler gelmeye başladı. Cincinnati şehrinde bulunan şirketin yöneticisi Sean Darks, “Çok önemli bilgileri, çok karmaşık tekniklerle koruyoruz” diyerek uygulamayı savunsa da, insan hakları kuruluşları giderek her insana belki de doğuştan takılmaya başlayacak olan bu çiplerin özel hayatı bitireceği görüşünde.

Bardağın dolu kısmını görmeyi tercih eden diğer uzmanlara göre ise bu çipler, askeri ve nükleer tesislerin korunmasının dışında çok önemli faydalar sağlayacak. Örneğin kaybolan Alzheimer hastalarının nerede olduğu ve aslında kim olduğu kolayca bulunabilecek. Bir gün belki tecavüzden hüküm giyen kişilere ve hatta yasadışı göçmenlere de bu çipten takılacak.

Mart 11, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış

Çaylak robot Dextre uzaya gidecek


ANKARA - Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) ikmal için Salı günü fırlatılması öngörülen Endeavour uzay mekiği, 7 astronot ile birlikte 8. yolcu “çaylak robot Dextre”ı taşıyacak.

Astronotların yerine uzayda birçok işi yapmak üzere tasarlanan Dextre’ın insan kolundan daha fazla dönen ya da katlanabilen her biri 7 eklemden oluşan iki kolu bulunuyor. Robotun her bir elinde cisimleri tutmaya ve cıvataları sıkmaya yarayan kıskaçlar ve yuvalı anahtarlar yer alıyor.

Telefon rehberi kadar küçük bir cisimden, telefon kabini kadar büyük bir cismi tutabilen Dextre, şimdiye dek uzaya gönderilen en sofistike robot unvanını taşıyor.

“Uzay yürüyüşçüsü olarak kendimizi bu işin dışında bulmak istemeyiz” diyen Endeavour astronotu Mike Forman, yine de robotun kendileri için büyük kolaylık olacağını kabul ediyor.

Endeavour mürettebatınca montajı yapılacak ve UUİ’ye yerleştirilecek Dextre, 2009’da çalışmaya başlayacak.Astronotların özellikle uzay yürüyüşleri sırasındaki riskli görevlerini omuzlayacak robotun 15 yıl ömrü bulunuyor.

UUİ’ye şimdiye dek yapılacak en uzun süreli uçuş olacak ve 16 gün sürecek bir seyahat için Salı uzaya gönderilmesi planlanan Endeavour, TSİ 09.28’de fırlatılacak.

5 uzay yüşürüyüşü yapmaları planlanan Endeavour mürettebatı 210 milyon dolar değerindeki Dextre’ın montajı dışında, UUİ’ye Mayıs’ta eklenecek Japon bilim laboratuvarı için bir ekipman bölmesi ekleyecekler.

Mart 11, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış

En son teknoloji robotlar, Japonya’da

Japonya, robot endüstrisindeki öncülüğünü başkent Tokyo’da başlayan Uluslarası Robot Fuarı’nda bir kez daha gözler önüne serdi. Fuarda endüstriyel amaçla üretilen robotların yanı sıra müzisyen, dansçı hatta hasta robotlar da sergilendi

TOKYO - Japonya’nın başkenti Tokyo’da başlayan Robot Fuarı’nda en son teknolojiyle üretilen robotlar sergileniyor.

Fuarda her ne kadar endüstriyel robotlar çoğunluğu oluştursa da dans etmek, davul çalmak gibi farklı fonksiyonları olan robotlar da var.

Diş hekimliği öğrencileri için üretilen hasta simulasyonu robot ise aralarında en çok dikkat çekeni. “Simroid” ismi verilen robot sayesinde öğrenciler acemiliklerini kolayca giderebiliyor. Zira robotun ağızındaki sensörler, hassas bölgeye temas edilmesiyle birlikte harekete geçiyor ve

robot gerçek bir insan gibi acı hissini dile getiriyor.

Japon Diş Hekimi Satoshi Uzuka, “Öğrencilerin derste kullandığı araçlarla bu robot arasında büyük farklılıklar var. Bu robot sayesinde öğrenciler hastanın hassas olduğu bölgeleri öğreniyor ve tedaviyi sanki gerçek bir insana yapıyor gibi uygulayabiliyorlar” dedi .


Fuar, dünyadaki robotların yüzde 40’ını kullanan Japonya’nın bu konudaki üstünlüğünü de bir kez daha ortaya koyuyor. Ülkede üretim yapan her bin işçiye 32 robot düşerken, evlerde de robotların kullanılmaya başlandığı belirtiliyor.

Mart 11, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin, teknoloji | | Yorum yapılmamış

TÜRKSAT 3A fırlatılmaya hazır

Türkiye’nin yeni nesil haberleşme uydusu TÜRKSAT 3A’nın yapımı ve tüm testleri tamamlandı. Güney Amerika’daki fırlatma rampasına taşınan uydu, fırlatma programına göre Nisan ya da Mayıs ayında uzaya gönderilecek.
ANKARA - Ulaştırma Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, Fransa’da Alcatel’in tesislerinde tasarlanan uydunun üretim çalışmaları sona erdi. Uydunun son testleri geçtiğimiz günlerde tamamlandı.

TÜRKSAT 3A, testlerde sağlanan başarının ardından fırlatılmaya hazır hale geldi. Uydu, Güney Amerika’daki Fransız Guyanası’ndaki fırlatma rampasına götürüldü. Fırlatma programında herhangi bir gecikme olmaması halinde uydu, Nisan ya da Mayıs ayında yörüngesine fırlatılacak.

TÜRKSAT 3A’NIN ÖZELLİKLERİ
Türkiye’nin ihtiyaçları ve pazar alanları düşünülerek tasarlanan TÜRKSAT 3A, Asya, Avrupa ve Türkiye’den yayın yapacak kuruluşların taleplerine cevap verebilecek nitelikte. TÜRKSAT 3A, halen yörüngede bulunan Türksat 1C uydusunun mevcut kapasitesinin tamamını karşılayacağı gibi TÜRKSAT 2A uydusunun yükünü de hafifletecek. TÜRKSAT 1C uydusu üzerindeki televizyon, radyo ve VSAT hizmetleri, 42 derecedeki yörüngesine girmesiyle birlikte TÜRKSAT 3A’ya aktarılacak.

Yeni uydu, yalnızca televizyon yayınları için değil, coğrafi koşullar nedeniyle radyo-link ve kablo iletişim altyapısı mevcut olmayan bölgelere uydu terminalleri aracılığıyla telefon, internet, faks gibi çok çeşitli hizmetlerin götürülmesi için de kullanılacak.

TÜRKSAT 3A, yaklaşık 20 yıl süre ile hizmet verecek ve üzerinde 120 Wattlık 24 adet Ku-band transponder bulunacak.

Uydunun kapsama alanı, Avrupa’nın tamamı ve Asya’nın büyük bir kısmı olarak planlandı. TÜRKSAT 3A’nın, kapsama alanı konusunda diğer uydulara göre yüksek düzeyde anahtarlanabilir kapasiteye sahip olması, önemli bir avantaj olarak gösteriliyor.

Kaynak:Ntvmsnbc

Mart 11, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış

Dünyanın En Küçük Türk Bayrağı


Türk bilim insanları, nano-litografi tekniği ile dünyanın en küçük Türk bayrağını çizdi.

Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Oral, merkezde geliştirilen nanoteknoloji teknikleriyle biyolojik terörist saldırıları tespit edebilecek savunma sistemleri geliştireceklerini belirtti. Bir metre’nin milyarda biri ölçeğine nanometre deniyor.
Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü doktora öğrencileri, 100 nanometre genişliğinde 2 nanometre yüksekliğindeki dünyanın en küçük Türk bayrağını çizdi.

Ulusal Nanoloji Araştırma Merkezi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Oral, bir sonraki hedeflerinin aynı nanotokrafi tekniğini kullanarak çok küçük manyetik sensorler geliştirmek olduğunu söyledi. Doç. Dr. Oral, çok küçük manyetik nano-sensörlerin biyolojik saldırılarda zararlı partikülleri tanıyacak şekilde üretileceğini ifade etti. Doç Dr. Oral, Türkiye’de geliştirilen nanoteknolojik mikroskopların MIT ve Oxford gibi dünyanın en iyi üniversitelerine ihraç edildiğini de vurguladı.
(Hürriyetim)

Mart 10, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Teknolojik Magazin | | Yorum yapılmamış