Teknoloji

Paylasim

Adsense Alternatifi Yerli Girişimler

Çoğu kişi web üzerinde geçirdiği zamanı bir şekilde paraya çevirmek istiyor.Bu durumda blog/site sahiplerinin ilk yönlendiği kaynak Google adsense oluyor.Ancak adsense’in katı kuralları nedeni ile pek çok yayıncı bir süre içinde ban yiyebiliyor.Bu durumda da yapacak iş farklı alternatiflere yönelmek oluyor.İşte size bir kaç yerli reklam alternatifi :

ReklamStore: Adsense benzeri text ve görsel reklamlar sunan reklamstore , türk blog camiasından da yeterince olumlu tepki aldı.Ödemeleri zamanında yapması ile takdir toplayan bir firma.Aylık 30 ytl’ye ulaşınca ödeme alabiliyorsunuz.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber | , , | Yorum yapılmamış

Cep’ten internet hem hızlı hem de ucuz olacak

Bilgisayar şirketi İntel, geçen yıl Türk Telekom ile birlikte Wimax Ambulans Pilot Projesi’ni hayata geçirdi.

Türk Telekom’un Wimax lisanslarını vermeye başlamasıyla Türkiye’de birçok şeyin değişeceğini aktaran Haluk İlkdoğan, Alcatel’in hazırladığı Wimax 16e ürününün, GSM’den sonra en büyük teknoloji dalgasını oluşturmaya aday olduğunu söylüyor. Düşük fiyata ve güçlü bir kablosuz erişim imkânı sunan teknoloji sayesinde artık dizüstü bilgisayara takılacak bir kart sayesinde, yer değiştirilse bile sürekli internete takılı kalınabilecek. Ayrıca söz konusu teknoloji dizüstü bilgisayarla sınırlı kalmayarak, kullanıcılar wimax uyumlu cep telefonları sayesinde çok hızlı internet imkânı, VOIP ve video izleme şansı bulacak.

Önümüzdeki günlerde gündeme gelmeye hazırlanan wimax ile müşterilere yeni ürün modelleri sunacaklarını anlatan İlkdoğan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Rekabetin daha da gelişmesi ile bu hizmetlerin ülkemizde hayata geçtiğini çok kısa zamanda göreceğiz. Biz Türkiye’de sabit şebekelerde lider konumdayız. Ve ana hedefimiz, sabit şebekelerdeki liderliğimizi devam ettirirken, mobil şebekelerde de büyümek. Nortel’in 3N birimini satın aldıktan sonra, dünyada gerçekleşen 16 ihalenin 8′ini kazandık. Bu başarıyı Türkiye’ye taşımak istiyoruz. Umarım Türkiye’de 3N başta olmak üzere, birçok projede yer alacağız.”

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber, teknoloji | , , , | Yorum yapılmamış

18 yaşındaki hackerin serveti 20 milyon dolardan fazla!

1.3 milyon kişinin banka hesaplarına girerek 20 milyon dolardan fazla bir servet edinen Yeni Zelandalı hacker Owen Thor Walker’ın (18), 5 yıl ya da daha fazla hapis yatabileceği bildirildi.

Uluslararası bir siber-suç şebekesinin lideri olmakla suçlanan Walker, dünya çapında banka ve kredi kartları bilgilerine ulaşarak bir servet oluşturmuş.

Davayla ilgilenen Hakim Arthur Tompkins, genç hacker Walker’ın nihai sonucunun açıklanacağı 28 Mayıs’a kadar nezarette tutulmasına karar verdi.

Walker, internetteki eylemlerini ‘AKILL’ takma adıyla gerçekleştiriyordu. Gencin polisle işbirliğini kabul ettiği ve siber-hırsızlığı nasıl yaptıklarını ayrıntılarıyla anlatmakta olduğu belirtiliyor. Eylemlerine henüz lisedeyken başlayan ‘AKILL’in son derece zeki ve becerikli olduğu belirtiliyor.

‘AKILL’ ve ekibi “botnet” adı verilen ve sahibinin bilgisi olmadan gizli kodlar yerleştirilmiş yüzbinlerce bilgisayardan oluşan bir ağı yönetiyordu. Olay, Amerikan Federal Araştırma Bürosu (FBI)’ın botnetlere karşı giriştiği operasyon çerçevesinde ortaya çıkarıldı.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber | | Yorum yapılmamış

ADSL’de ortak kullanıma dikkat!

Türk Telekom yetkililerinden alınan bilgiye göre, internetin yaygınlaşmasıyla Türkiye genelinde kullanımı giderek artan ADSL bağlantısının ortak kullanılması durumunda aboneler çeşitli risklerle karşı karşıya kalabiliyor. ADSL internet bağlantısının başkalarıyla paylaşıldığı durumlarda internet üzerinden işlenebilecek herhangi bir suçta birinci derecede abone sorumlu tutuluyor. ADSL bağlantısı paylaşımının yasal olmadığını, internet bağlantısını yavaşlattığını bildiren yetkililer, bu konuda denetimlerinin devam ettiğini, ADSL hattını paylaştığı belirlenen abonelerin sözleşmelerinin tek taraflı iptal edileceğini kaydettiler. Bu arada, Türk Telekom’un internet servis sağlayıcısı TTNet tarafından hazırlanan broşürde, ADSL aboneleri, ADSL modemlerini şifreyle kullanmaları, şifrelerini kimseye söylememeleri konusunda uyarılıyor. Bu konuda alınması gereken önlemlerle ilgili bilgi verilen broşürde, abonelerden, kablolu veya kablosuz ADSL modemi üzerinden internet bağlantılarını kesinlikle paylaşmamaları isteniyor. Broşürde şu önerilerde bulunuluyor:“ADSL aboneliğiniz esnasında size verilen ilk şifreyi, ilk kullanımda kolay tahmin edilmeyecek bir şifre ile değiştirin. Kendi güvenliğiniz için ADSL kullanıcı adı ve şifrenizi kesinlikle başkalarına söylemeyin. Kablosuz ADSL modem kullanıyorsanız başkalarının kablosuz ağ üzerinden internet bağlantınızı kontrolünüz dışında kullanmasını önlemek amacıyla ADSL modeminizin şifreleme özelliğini mutlaka aktif duruma getirin.”

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber | , , | Yorum yapılmamış

300 gramlık kamera

Şirketin bugün tanıtımını yaptığı video kameranın “dünyanın en küçük ve  en hafif yüksek çözünürlüklü kamerası” olduğu belirtildi.  Japonya’da 20 Nisanda satışa çıkarılacak 32×119x63 milimetre ebatlarında  ve 300 gram ağırlığındaki video kamera, 1920×1080 piksel çözünürlüklü ve  8 gigabayt hafıza kartına sahip bulunuyor.  Yüksek çözünürlüklü olarak 55 dakika görüntü kaydı yapabilecek Sony’nin yeni ürününün, Japonya’daki fiyatının 1271 dolar olması bekleniyor.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber | , | Yorum yapılmamış

Beyni Yenilemenin Bilimsel Sırları

Popüler inanışın aksine yakın zamandaki araştırmalar, beyin maddesini yeniden oluşturmanın muhtemelen yolları olduğunu keşfetmiştir. Örneğin Yaşlanma Jerontolojisi üzerine olan Ulusal Araştırma Merkezi’nde ve Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Okulu’nda hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar; hem kalori sınırlandırmasının hem de vitamin, mineral alımıyla beraber aralıklar halinde tutulan orucun hastalığa karşı direnci arttırdığını, yaşam süresini uzattığını ve sap hücrelerdeki nöron üretimini harekete geçirdiğini göstermiştir.

reseptor.jpg Beyin Reseptörleri Buna ilaveten oruç tutmanın; beyin yaralanmasının ardından yeniden-tellemenin başarılı olması için muhtemel olarak kabiliyeti arttırıp, sinaptik elastikiyeti çoğalttığı gösterilmiştir. Bu faydaların düzenli egzersiz stresinin sonucu olarak, büyük müsküler (adalesel) yenilenme konseptindekine benzer bir şekilde hücresel stres tepkisinden kaynaklandığı gözükmektedir.

Ekstra araştırma, yemek aralarındaki zamanı arttırmanın kronik kalori sınırlandırmasından daha iyi bir seçim olabileceğini ileri sürmektedir. Çünkü cinsiyet hormonlarındaki azalmadan ortaya çıkan sonuç, hem seksüel hem de beyin performansını olumsuz olarak etkileyebilir. Cinsiyet steroid hormonları olan testesteron ve östrojen bol yiyecek temininden pozitif olarak etkilenmektedirler. Bir diğer deyişle; bu şekilde daha zeki olabilirsiniz, fakat diğer dezavantajlarının yanısıra o yatak odanızdaki keyfi olumsuz etkileyebilir.

Ancak kendinizi aç bırakma heveslisi değilseniz, diğer seçenekler de var. Burnham Enstitüsü için Tıp Araştırması’ndan ve Japonya’daki Iwate Üniversitesi’nden gelen yakın zamandaki bir diğer bulgu, Biberiye (romarin) bitkisinin beyindeki serbest radikalle savaşan bir içeriği kapsadığını bildirmektedir. Karnosik asit (CA) olarak bilinen aktif içerik, beyni felç ve Alzheimer gibi olan nöro-dejenerasyondan ve normal yaşlanmanın etkilerinden koruyabilir.

Araştırmacılar bu bitkide izole edilmiş bileşimlerin daha etkili formlarının patentini alsalar da; pek çok yeni ilacın aksine, biberiyeyi yalnızca doğal halinde kullanmak belki de en güvenli, klinik olarak tesirine en katlanılabilir olandır çünkü o beyine etki etmesiyle tanınır ve insanlar tarafından da bin seneden fazladır tüketilmektedir. Bitki, Avrupalı halk tıbbında sinir sistemine yardımcı olması için kullanılmıştır.

Berkeley, California Üniversitesi’nde Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Profesörü olan Bruce N. Ames; günlük aldığı, hücrelerimize güç veren Mitokondriya’nın enerji çıktısını arttıran kimyasallar olan 800 mg’lık Alfa Lipoik Asit ve 2,000 mg’lık Asetil-L-Karnitin’e inanmaktadır. Mitokondriyal bozulma, yaşlanmada ve Alzheimer ve diyabet gibi olan hastalıklarda ana faktördür. Bu takviyeleri alan yaşlı sıçanlar daha fazla enerjiye sahip olmuşlar ve labirentleri daha hızlı koşmuşlardır.

Omega-3’ün cevizlerde ve yağlı balıklarda (somon, sardalya ve göl alabalığı gibi) bulunan yağlı DHA ve EPA asitlerinin Alzheimer hastalığını önlemeye yardımcı oldukları düşünülmektedir. (Bundan başka, depresyonu önlemeye yardım ettikleri muhtemeldir ve ani kalp krizinden ölmeyi önlemede yardımcı oldukları gösterilmiştir.)

Genellikle Köride bulunan Turmerik, kuvvetli antioksidan ve anti-inflamatuvar özellikleriyle bir kimyasal olan Kürkümin’i içermektedir. O, Hindistan’da yaraları iyileştirmeye yardım etmek için bir merhem olarak bile kullanılmıştır. Doğu Asyalılar onu yerler de. Bu onların Amerika Birleşik Devletleri’yle karşılaştırıldığında çeşitli kanser türlerine ilave olarak Parkinson hastalığı ve Alzheimer hastalığındaki oranlarının neden daha düşük olduğunu açıklayabilir. Eğer Köri favori yemeklerinizin bir parçası değilse, günlük 500 ila 1000 mg. Kürkümin takviyesini deneyebilirsiniz.

Fiziksel egzersiz; stres proteinlerinin ve büyüme faktörlerinin üretimi aracılığıyla beynin yenilenmesini ve kas hücrelerini uyararak nöron yenilenmesinde faydalı etkilere sahip olabilir. Fakat yine de ilave araştırma, egzersizlerin hepsinin aynı değerde olmadığını ileri sürmektedir. İlginç bir şekilde bazı araştırmacılar; angarya olarak nitelendirilen egzersizin nöronal yenilenmeye faydalı olmadığını, fakat tamamen eğlence için yapılmış fiziksel aktivitenin ise aynı zaman harcanmış ve aynı kaloriler yakılmış olsa bile nöronal yenilenmeyle sonuçlandığını keşfetmişlerdir.

Egzersiz de stresi azaltmaya yardımcı olabilir, fakat meditasyon ve yaşam stili değişiklikleri gibi olan herhangi bir stres-azaltıcı aktivite beyine yardım edebilir. Kronik stresin beynin öğrenme, hafıza ve ruhsal durumla alakalı olan kısımlarını küçülttüğüne dair bazı kanıtlar vardır. (O ayrıca yaranın iyileşmesini geciktirir, ateroskleroz-damar sertleşmesini arttırır ve kan basıncını yükseltir.)

Kısa dönem kavramsal ve fiziksel performansın vücut ısısında düşme, azalan kan atış hızı, kan basıncı, azalan glukoz ve insülin seviyeleri yüzünden oruç tutmakla artmadığını söylemeden geçmemeliyiz. Bundan dolayı, oruç tutma devresinde bir maratonu planlamamak veya bir iş toplantısını talep etmemek daha iyidir.

Ölçülü yemek yeme reçetesinin, egzersiz yapmanın ve anti-oksidan bakımından zengin yiyecekleri yemenin sağlıklı yaşam stilinin bir parçası olarak uzun ömrü arttıracağını uzun zamandır biliyoruz; fakat o altın yıllara bunama çeken her 7 kişiden 1 tanesi olmadan ulaşıp, beyinlerimizi beraberimizde götürebileceğimizi bilmek güzel. En iyiyi dileyin ve biraz biberiyeli tavuk yiyin.

Çevirmen: Esin Tezer

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber, teknoloji | , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapılmamış

Canoflage - Bira Gizleme Sanatı

Bira içiyorsunuz ama ailenizin haberi yok ve ailenizin bu işden haberi olmasın istiyorsunuz :) Gençlerin bu isteğini paraya dönüştürmek isteyen bir firma, teneke bira kutularını küçük bir el çabukluğu ile teneke kola kutusuna çeviriyor :) Yapmanız gereken bira kutusunu kaplayacak boyuttaki kola ya da gazoz  etiketlerini bira kutusuna sarmak… Bu “canouflage” ların fiyatı 6$. İlginç. bir yöntem :)…

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber | , , | Yorum yapılmamış

Kitze;Milyar $’lık Şirketler Kuran Bir Girişimci

Hollywood filmlerinde görürüz. Cebinde birkaç doları vardır, kafasında da fikirleri. Sonra bakmışınız filmin akışı içinde kahramanız birden mültimilyoner olmuştur. Bende bunu birçoğunuz gibi sadece filmlerde var olduğunu sanırdım. Değerli dostlarımdan biri bana “‘Gerçek bir başarı öyküsü’ nün kahramanını sen de incelemelisin” diyene kadar.

Tam bir Amerikan Rüyası. Aslında İnternet Rüyası demek buna daha doğru. Sadece Amerika’da değil, dünyanın dört bir köşesinde fikirlerini girişimci kişilikleri birleştiren bir çok insan “Yeni Ekonominin Kahramanları” olarak baş göstermeye, doğrudan veya dolaylı olarak alışkanlıklarımıza yön vermeye başladı.

Yeni Ekonominin prensleri arasında adlandırabileceğimiz Chris Kitze, Xoom.com ile bir çoğumuzun web sayfalarına ev sahipliği yaptı. Wine.com ile şarap dağıtımı yaparken, Yaga.com ile yeni nesil alışveriş ödeme sistemlerini hayatımıza soktu.

Onu başarılı kılan en önemli noktalardan biri ise, her zaman en tepe noktada istasyon değiştirmesi, ulaştığı zirve noktalarına takılmadan yeni fikirlerler peşinde koşması.

Chris Kitze Kimdir?

Kendini kanıtlamış bir girişimci, bir çok başarılı şirket kurdu. Chris Kitze, Yaga, Inc. firmasını Eylül 2000’de kuran kişilerden biriydi. Yönetim kurulu başkanı olarak, stratejik vizyon, önemli ölçüde teknolojik ve elektronik medya konularında uzmanlık sağlıyor. Kurduğu şirketler sıfırdan multi milyar dolarlık şirketler haline geldi.

Yaga, Inc.’den önce, NBC Internet’in CEO’suydu. Bu şirket Aralık 1999’da XOOM.com ve Snap.com’un birleşmesi sonucu ortaya çıktı. Kitze aynı zamanda XOOM.com’u Eylül 1996’da kuranlardan biriydi, Aralık 1998’de halka arz etti ve başlangıcından bu yana yönetim kurulu başkanlığı ve sekreterliği görevlerini üstlendi.

Chris Kitzeİnternet ve pazarlama konusundaki yetenekleri ile, Kitze, üç interaktif şirket kurdu ve bunları sattı. XOOM.com’dan önce Point Communications Corporation adlı şirketi kurdu. Bu bir web dizini şirketiydi ve Ekim 1995’de Lycos tarafından satın alındı. Kitze şirkette çalışmaya devam etti ve Point departmanını yönetti. Aynı zamanda Lycos’un pazarlama genel müdür yardımcılığı görevini yürüttü. Burada çalışmaları ile şirketin 225 milyon dolar değer ile halka arz edilmesi konusunda yardımcı oldu.

Point’i kurmadan önce, Aris Entertainment adlı bir şirketin kurucularından biri oldu. Bu şirket interaktif CD-ROM serileri yayınlıyordu. Bunlar arasında, ödül kazanmış olan MPC Wizard, MediaClips ve Video Cube ürün serileri var. Aris Entertainment iki seneden daha kısa bir zaman dilimi içinde 2 milyondan fazla CD-ROM sattı ve SoftKey International (şimdi The Learning Company oldu) tarafından satın alındı. Bu şirket, Haziran 1994’de 300 milyon dolarlık halka arz edilmiş bir şirketti.

Kitze yakın zamanda Albert Einstein Teknoloji Ödülünü kazandı. Bu ödül girişimcilikleri ve risk üstlenmeleri sonucunda, insanlığa hizmet için teknolojinin sınırlarını ilerleten ve diğerlerinin bu yüksek teknolojilerden faydalanmalarını sağlayan başarılı liderlere veriliyor. Şimdi ise Kitze wine.com’un yönetim kurulu başkanı. Kitze, Colorado Üniversitesi kimya mühendisliği fakültesi mezunu.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber, teknoloji | , | Yorum yapılmamış

2007′de 33 Milyon Yeni Alan Adı Tescil Edildi

Sadece 2007 yılında 33 milyon yeni alan adının kayıt edilmiş olduğu, sonu .com ve .net ile biten alanlara olan talebin büyük bir orana isabet ettiği, toplamda 80 milyondan fazla adın bu sonekler ile satıldığı bildiriliyor.Sadece 2007 yılında 33 milyon yeni alan adının kayıt edilmiş olması, internetin bu alanda doygunluğa ulaşmaktan henüz uzak olduğunu gösteriyor.

Sonu .com ve .net ile biten alanlara olan talebin büyük bir orana isabet ettiği, toplamda 80 milyondan fazla adın bu sonekler ile satıldığı bildiriliyor.

Dijital sertifikalar, net güvenliği ve komünikasyon alanlarında faaliyet gösteren VeriSign şirketinin sağladığı verilere göre, tescil edilen “.de” ile biten Alman alan adları geçtiğimiz yıl birinci gelirken onu “.cn” ile biten Çin alan adları izledi.

Web sitesi kurmanın çocuk oyuncağı haline geldiği günümüzde, alan adı almak ve kayıt olup yayına geçmek sadece dakikalar alıyor. Ancak, kimi durumlarda kullanıcılar daha fazla işlerine yaramayan siteleri pasif halde tutmayı tercih edebiliyorlar. Bu, internetin sanal bir “çöplüğe” dönmesinin ötesinde kullanılabilir alan hacminin düşmesine neden oluyor.

Özellikle 2005 yılından sonra Türkiye’de yaşanan web sitesi sahibi olma furyası, yeni alan adı bulmada yaşanan sıkıntıyı tetikleyen, internet olgusunu zorlayan unsurlardan bir diğeri halini aldı.

VeriSign’ın gerçekleştirdiği araştırmaya göre, .com ve .net ile biten alan adlarını edinenlerin %89′u gerçekten bir web sitesine sahip olmak amacıyla bu girişimi gerçekleştirmiş.

Halen kullanılmakta olan IPv4 protokolü, 4 milyardan fazla (2 üzeri 32) internet adresine olanak sağlıyor. Yapılan tahminlere göre, en geç 2013 yılında son alan tanımlaması yapılacak ve internet tamamen dolmuş olacak.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber, teknoloji | , , | Yorum yapılmamış

Sakın Ola Flaş Belleğinizi Yanınızdan Ayırmayın!

İletiler, virüs hazırlayanların en favori yöntemi değil artık. Internet öncesindeki dönemde ise floppy diskler kullanılır, bilgisayarlar kimi zaman günlerce çalışamayacak bir hal alırdı. Onların yerini, flaş bellek gibi bilgisayarlar arasında veri transferinde sıkça kullanılan versiyonları aldı.Antivirüs yazılımları üreten bir firmanın yaptığı araştırma ilginç sonuçları beraberinde getirdi. Araştırmaya göre, son dönemlerde bilgisayarları kullanılmaz hale getiren virüslerin taşınabilir belleklerle bulaştırıldığı ortaya çıktı.

İletiler, virüs hazırlayanların en favori yöntemi değil artık. Internet öncesindeki dönemde ise floppy diskler kullanılır, bilgisayarlar kimi zaman günlerce çalışamayacak bir hal alırdı. Onların yerini, flaş bellek gibi bilgisayarlar arasında veri transferinde sıkça kullanılan versiyonları aldı.

Virüs yazılımcılarının bu tür uygulamaları tercih etmelerinin önemli nedenlerinden birini de, bu tür taşınabilir aygıtların USB’ye bağlanmalarının ardından Windows’un gelen veriyi tıpkı bir otomasyon gerçekleştirir gibi sorgulamadan işlemi başlatması oluşturuyor. Böylelikle, içerisinde virüs ihtiva eden taşınabilir bellek hiç bir güvenlik duvarı ile karşılaşmadan çok rahatlıkla bilgisayarın kalbine ulaşabiliyor.

NOD32 antivirüs yazılımlarını üreten ESET Software şirketi, 2007 yılının Haziran ayında yaptığı analizlerde, müşterileri şikayetlerine neden olan virüs bulaşmalarının % 2.17’sinin bu şekilde gerçekleştiği ortaya çıktı. Geçtiğimiz ay yapılan analizlerde ise bu oranın % 10.3′e çıktığı görülüyor.

Görünüşe göre, bilgisayarın CD veya USB sürücüsüne konulan her hangi bir aygıt veya CD dolayısıyla hemen otomatik olarak çalışmaya başlayan Autorun fonksiyonu Microsoft’un, güvenlik açısından yaşadığı en büyük sıkıntıyı oluşturuyor.

Windows’la uyumlu çalışan müzik oynatıcısı iTunes, bu şekilde virüs bulaştırmayı hedefleyenler için bulunmaz bir nimet. Zira, iTunes kullanıcıları Autorun fonksiyonunu açık konumda bırakmaya sevk ediyor. Her seferinde aynı işlemi gerçekleştirmek istemeyen kullanıcılar da Autorun’ı açık bırakarak olası virüslere bilmeden davetiye çıkarıyorlar.

Sözün özü; bilgisayarlarınızdaki Autorun uygulamasını kapalı konuma getirin. Ha, bu arada flash belleklerinizi de olur olmaz herkese vermeyin. Bizden söylemesi.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Haber, yazılım | , , , | Yorum yapılmamış