Teknoloji

Paylasim

Algıladıklarımız Hayal mi?

Evrenin boyutları karşısında çaresiz kalan insan, çözümü, çok defa, daha kolay bir yol olan doğmatizme kaymakla bulmuştur. Bunun sonucu olarak da ” O vardır ve var olacaktır; evrendeki her şey insan için yaratılmıştır; ne görüyorsak, ne algılıyorsak doğru olan odur” mantık silsilesiyle, bilimsel düşüncenin en önemli öğesi olan ”merak” duygusunu bastırmaya çalışmıştır.

Çeşitli kültürlerde değişik şekillerde ortaya çıkan öykülerle, bu merak duygusu bastırılmaya, insanlar geçici olarak mutlu edilmeye çalışılmış ve bunda uzun yıllar başarılı da olunmuştur.

Fakat doğmatik düşüncenin, yani bu tarihsel rahatlığın faturasının, doğaya ve pozitif bilimlere yabancılaşma gibi ağır bir bedelle ödendiğini, bu konuda yanlış yola girildiğini erken farkeden toplumlar, hızla tornistan edip, toplumları doğmatik düşüncelerden uzaklaştıracak yolları aramaya başlamışlardır.

Bunun ilk uygulaması olarak da her olayın ve oluşumun bir fiziksel ve kimyasal açıklaması olması gerekeceği düşüncesine ulaşmışlardır. Bu aşamayı yapmış toplumlar gelişmiş ve kalkınmış sanayi toplumlarına dönüşebilmiştir, yapamayanlar ise eski öykülerle avunmalarını sürdürmüşlerdir. Doğal olarak bu gecikmenin ve vurdumduymazlığın bedelini ödeyerek…

Bugüne kadar eğitildiğimiz ve yönlendirildiğimiz şekilde, yani, ” ne görüyorsak ne algılıyorsak doğrusu odur ve her şey bizim algılama ve düşünce sistemimizin yansıttığı şekildedir. ” gibi bir yaklaşımın doğru olduğunu var sayalım. Bunun için geçerli bir nedenimiz de vardır. Örneğin, dünyada belirli koşullar içinde evrimleşerek yaşayan insanlarda ve diğer canlılarda, karşılaştıkları koşulları algılayabilecek bir takım yapılar, yani, ”duyu organları” ve onlara verilecek tepkiyi saptayan bir takım değerlendirme merkezleri gelişmiştir. Bu algılama ve değerlendirmenin nasıl olduğunu basit bir gözlemle açıklamaya çalışalım:

Hareketsiz duran cisimler göz tarafından şekil ve belirli renk nitelikleriyle algılanırlar. Çünkü canlıların evrimsel gelişim süreci içersinde, hareketsiz cisimlerin renk ve şekil olarak algılanmasını öngören mekanizmalar gelişmiştir.

Sadece şekil ve renk olarak görülen böyle bir cisim, eğer, gittikçe artan frekanslarla titreştirilirse ( 20-40.000 titreşim/s.=Hz.), bu kez, kulak, ilk olarak bas, daha sonra tiz sesler duymaya başlayacaktır. Algılama gözden kulağa geçmiştir.

Bu cisim, daha doğrusu cismi oluşturan molekül ve atomların belirli parçaları daha hızlı titreştirildiği zaman (40.000-400.000 titreşim/s.) bu kez, derimiz, ısı algılamaya başlayacaktır. Titreşim daha da arttırıldığı zaman (400.000-650.000 titreşim/s.) göz, tekrar devreye girerek ilk olarak kırmızı daha sonra turuncu… ve en sonunda mor renkleri görmeye başlayacaktır.

Daha sonraki titreşimler (daha doğrusu dalgalar) bizde herhangi bir uyarı meydana getirmeyecektir. Bu spektrum belki değişik canlı grupları için biraz daha geniş ya da biraz daha dar olabilir. (Bal arılarının ultraviyole=morötesi ışınları görmesi; yarasaların ultrasonik= çok kısa ses dalgalarını algılaması gibi).

Bu sapmaları göz önüne almazsak, canlıların duyu organlarında belirli bir birlik ve benzerliğin olduğu açıktır. Canlıların tümü, maddenin değişik enerji düzeylerini, daha bilimsel bir tanımla, değişik frekanslı dalgaları, değişik algılar halinde belirlemektedir. Ama bu dalga profillerine baktığımızda, gerçekte, evrende ne gördüğümüz, daha doğrusu tanımladığımız gibi ışık, ne işittiğimiz ses ve ne de algıladığımız gibi bir sıcaklık mevcuttur. Yani, duyu organlarımız, dış çevre ile beyin arasında bizi yanıltmakta ve beyinde, kapsamı sınırlı yorumlara neden olmaktadır.

Bu ise, çevremizdeki ve evrendeki gerçekleri tam anlamıyla anlamamıza engel olmaktadır. Eğer, biz, ileride evrenin sırlarına ve temel yapısına gerçek anlamda erişmek istiyorsak, ne gariptir ki, beş duyunun dışında, en azından onların koşullandırmasından meydana gelen sınırlı yönlenmelerden kurtulmuş olarak, düşünmemiz gerekecektir.

Prof. Dr. Ali DEMİRSOY

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | , | Yorum yapılmamış

Pırıl pırıl XP’nin püf noktaları

Bilgisayarınızda kullandığınız işletim sistemine hakim değilseniz iş üretme hızınızın fazla olmasını, size sunulan performanstan maksimum derecede faydalanmayı bekleyemezsiniz. Yazımızda Windows’un çeşitli bileşenlerinin kullanımları hakkında püf noktaları veriyoruz. Başlamadan önce Yazımızda Windows Kayıt Defteri’nde değişiklikler yapmanızı gereken püf noktaları yer almaktadır. Deneyimli olmayan kullanıcılarımızın Kayıt Defteri’ndeki verileri değiştirirken daha dikkatli olmasını öneririz. Yanlış alanlarda yapılan değişiklikler Windows’un sağlıklı olarak çalışmasını engelleyebileceği gibi çalışmamasına da neden olabiliyor. Aynı şekilde komut satırı ifadeleri barındıran püf noktaları doğru olarak uygulanmalı, anlatılan adımlar doğru sıra ile uygulanmalıdır. Bilgisayarınızda çıkabilecek problemlerden PCnet sorumlu değildir. Silinemeyen dosya ve klasörleri silmek NTFS dosya sisteminin zaaflarından bir tanesi içerisinde yabancı karakter barındıran dosya ve klasörleri silememesidir. Bu dosya ve klasörlere en güzel örnek olarak Symantec ürünleri tarafından oluşturulan NPROTECT klasörünü gösterebiliriz. Ana dizini altında, RECYCLER klasörünün içerisinde yer alan bu alt klasör maalesef hiçbir şekilde silinemez. Norton Protected Recycle Bin’in kullanımı ile oluşturulan NPROTECT klasöründen kurtulmak istiyorsanız yapabileceğiniz tek şey Microsoft Knowledge Base’de bahsedilen yöntemi kullanmaktır. WIN + R tuş kombinasyonunu kullanarak komut çalıştırma penceresini görüntüleyin, CMD yazıp ENTER tuşuna basın. Yukarıda örneğini verdiğimiz ‘c:\recycler\nprotect\’ klasörünün içeriğini silmek için şu komutu kullanmalısınız: del \\?\c:\recycler\nprotect\*.* Klasörü tamamen silmek içinse, rd \\?\c:\recycler\nprotect\ komutunu çalıştırabilirsiniz. Bu dosya ve klasörleri kaldırdığınızda normalden daha az görünen disk alanının artık doğru olarak rapor edildiğini görebilirsiniz. Bu püf noktamız sadece yabancı karakter barındıran dosya ve klasörler için geçerlidir. Herhangi bir sebepten dolayı Windows tarafından kullanılan ve silinmesine izin verilmeyen alanları yukarıdaki komutları kullanarak silmeniz mümkün değildir. Windows’u hızlı biçimde kurtarmak Herhangi bir sebepten dolayı Windows XP’yi açamıyorsanız, bilgisayarınızı XP CD’sinden başlatıp Sistem Kurtarma (System Recovery) özelliğinden faydalanabilirsiniz. Fakat bunu yaptığınızda   indows Kayıt Defteri temizlenerek uygulamalarınızın bir kısmı kullanılmaz hale gelecektir. Oysa ki Sistem Geri Yükleme (System Restore) özelliğini kullanabilseydiniz bilgisayarı belirli bir süre öncesine döndürerek kaldığınız yerden devam edebilirdiniz. Windows kullanıcılarının birçoğu Sistem Geri Yükleme ygulamasını komut satırından nasıl çalıştıracağını bilmez. Oysa ki Windows’u Güvenli Kip Komut İsteminde açıp basit bir komut vererek Sistem Geri Yükleme yardımcısını çalıştırabilir ve sistemi bir süre öncesine döndürebilirsiniz. İsterseniz bu işlemi nasıl yapabileceğimizi görelim. Bilgisayarınızı başlattıktan sonra Windows logosu ekranda görünmeden önce F5 düğmesine basın. Güvenli Kip Komut İstemi (Safe Mode With Command Prompt) seçeneğini çalıştırın. Windows oturumunu sistem yöneticisi olarak açmanız gerekecektir. Bunu yaptıktan sonra karşınıza DOS komut penceresi gelir. Boş bir satıra, %systemroot%\system32\restore\rstrui.exe komutunu yazıp ENTER’a basarak Sistem Geri Yükleme yardımcısını çalıştırabilirsiniz. Internet Explorer hep istediğim boyutta açılsın
Internet Explorer web tarayıcısının, pencere boyutunu hatırlama özelliği vardır. Uygulama son tarayıcı penceresini kapattığınızda pencere boyutunu kaydeder ve yeni bir pencere açtığınızda onu kaydedilen boyutlarda açar. Internet Explorer’ın bu özelliğini gereksiz buluyor ve uygulama penceresinin her seferinde sizin istediğiniz boyutta açılmasını istiyorsanız yapmanız gereken çok asit. Bir Internet Explorer penceresi açın, Tools > Internet Options (Araçlar > Internet Seçenekleri) menülerini kullanın. Karşınıza gelen pencerenin General bölümündeki Address satırına aşağıdaki değeri girin. javascript:resizeTo(1024,400) ;moveTo(0,0);document.location.href=’http://www.pcnet.com.tr’ OK tuşuna basın. Bundan sonra, istediğiniz boyutlardaki pencerede huzur içerisinde sörf yapabilirsiniz. Bu püf noktamızı beğendiyseniz yukarıdakine benzer JavaScript satırlarını Sık Kullanılanlar listesindeki adresler için de kullanabileceğinizi belirtelim. Sistem Yöneticisi hakları ile uygulama çalıştırmak
Bilgisayarınızda birden fazla kullanıcı hesabı bulunuyorsa bazı uygulamalar Sistem Yöneticisi (Administrator) haklarına sahip olmayan kullanıcıların uygulamayı kullanamayacağını söyleyip kapanır. Sistem Yöneticisi şifresini biliyor ve Windows’u tekrar başlatmaya üşeniyorsanız ilgili uygulamayı bu haklarla çalıştırabilirsiniz. Bunun için uygulamayı çalıştıran dosyayı bularak bu dosya üzerine sağ tıklayın ve Farklı Çalıştır (Run As) komutunu seçin. Karşınıza kullanıcı ismi ve şifresini girebileceğiniz bir pencere çıkacak. İlgili alanları doldurduktan sonra yönetici haklarına sahip olarak uygulamayı başlatabileceksiniz.  Küçük püf noktaları Dosya adlandırma
Windows altında birden fazla dosyayı aynı anda adlandırmak mümkündür. Birkaç dosyayı birden seçerek F2 tuşuna basmanız ve bir isim yazmanız yeterlidir. Küçük resimler
İmaj dosyalarının bulunduğu bir klasörde görüntülerinin küçük hallerini görmenizi sağlayan View > Thumbnails (Görünüm > Küçük Resim) komutunu çalıştırırken SHIFT tuşuna basarak dosya isimlerinin görünmesini engelleyebilirsiniz. Aynı işlemi tekrar uyguladığınızda isimler geri gelecektir. Ses ayarı simgesini görüntülemek
Windows 95, 98 ve 98 Me işletim sistemlerinde sisteminize takılı olan ses kartının ses ayarlarını yapabilmeniz için görev çubuğunun sağ tarafında küçük bir hoparlör simgesi görürsünüz. Windows XP işletim sistemini sisteminize ilk yüklediğinizde bu simgeyi göremezsiniz, siz de bizim gibi ses ayarlarını çoğu zaman bu simgeyi kullanarak yapıyorsanız şu adımları uygulayın: Başlat (Start) menüsünden Ayarlar (Settings) > Denetim Masası (Control Panel) menülerine tıklayın. Denetim Masası içerisindeki simgelerden üzerinde Ses Efekti ve Ses Aygıtları (Sound and Audio Devices) yazanına çift tıklayın. Karşınıza gelen yeni pencerede ‘Görev çubuğuna ses ayarı simgesi yerleştir’ (Place volume icon in the taskbar) seçeneğini işaretleyip ENTER tuşuna basın. Windows XP’de birden fazla DOS olduğunu biliyor muydunuz?
Windows XP’nin tüm sürümlerinde iki farklı DOS komut satırı bulunur. Bunlardan bir tanesi NT çekirdeği taşıyan ve XP için dönüştürülmüş klasik Command.com’dur. Eski DOS’un tüm özelliklerini taşıyan Command.com’u problemsiz olarak kullanabilirsiniz, fakat CMD.EXE adlı versiyonun daha fazla özellik sunduğunu belirtelim. Örneğin komut satırındayken F7 tuşuna bastığınızda daha önceden girdiğiniz komutları liste halinde görebilir ve tekrar kullanabilirsiniz. F5′e basarak son girilen komutu yineleyebilir, uygulama başlığına sağ tıklayarak penceredeki metinleri kopyalayabilirsiniz. Dosyalarınızı not defterine göndermek veya yazıcıdan çıkarmak
Bir dosyanın çıkışını almak için üzerine çift tıklayıp uygulama yüklendikten sonra Yazdır seçeneğini kullanırsınız. Peki yazıcınızı Gönder menüsüne eklemek ister miydiniz? Denetim Masasını açarak Yazıcı ve Fakslar simgesine çift tıklayın. Kullandığınız bir veya birden fazla yazıcıyı seçerek Windows klasörü altındaki Sendto klasörüne sürükleyip bırakın. Windows 2000 ve sonrasında bu klasör ‘C:\Documents and Settings\[Kullanıcı Adı]\SendTo’ olarak değişmiştir. Windows masaüstünü efektif olarak kullananlar yazıcının bir kısayolunu masaüstünde oluşturabilir, çıktısını almak istedikleri dosyaları bu kısayolun üzerine sürükleyip bırakabilirler. MSN Messenger’ı sisteminizden tamamen kaldırmak
Microsoft ısrarla MSN Messenger’ı evlerimize ve iş yerlerimize soktu ve ICQ kullanıcılarının bir kısmını kazanmayı başardı. Bu uygulamadan hoşlanmıyorsanız, Outlook Express her açıldığında Messenger’ın yüklenmesini istemiyorsanız, uygulamayı sisteminizden sonsuza dek kaldırabilirsiniz. Bunun için Başlat menüsündeki Çalıştır komutunu kullanıp karşınıza çıkan mesaj kutusuna şu basit komutu girmeniz yeterli: RunDll32 advpack.dll,LaunchINFSection %windir%\INF\msmsgs.inf,BLC.Remove Bu komutu tek satır olarak girmelisiniz. Ayrıca MSN Messenger siz bu komutu çalıştırırken kapalı olmalıdır. Sistem Geri Yükleme’yi kapatmak
Windows XP’nin Sistem Geri Yükleme (System Restore) özelliği işletim sistemini belirli bir süre önceki haline geri getirmenize yardımcı olur. Bilgisayarınıza yüklediğiniz bir yazılım veya değiştirdiğiniz bir ayar yüzünden sorun yaşıyorsanız bu özelliği kullanarak sisteminizi sağlıklı günlerine geri getirebilirsiniz. Öte yandan Sistem Geri Yükleme özelliği ile aldığınız her yedek sabit diskinizin dolmasına sebep olacaktır. Sabit diskin ana klasöründe bulunan esrarengiz System Volume Information klasörünün görevi aldığınız yedekleri saklamaktır. Windows’u ilk kurduğunuzda başka bir işlem yapmanıza gerek kalmadan Sistem Geri Yükleme özelliği aktif hale gelir. Bilgisayarına yeni bir yazılım yüklemeyen, internete bağlanmayan kullanıcılar için bu özelliğin hiçbir faydası bulunmuyor. Sistem Geri Yükleme’yi kullanmak istemiyorsanız aşağıdaki adımları uygulayarak kapatabilirsiniz. Bilgisayarım simgesine sağ tıklayarak Özellikler’i seçin. (My Computer > Properties) Sistem Geri  ükleme (System Restore) sekmesine atlayarak pencerenin  üst kısmında bulunan kutucuğu işaretleyin. Bu işlemi yaptıktan ve bilgisayarınızı tekrar başlattıktan sonra System Volume Information klasörünün boşaltıldığını göreceksiniz. Buna  karşın klasörü silemiyoruz. Dosya arama yardımcısını kaldırın
Windows XP’nin dosya arama penceresinin kullanıcılara gerektiğinden fazla vakit kaybettirdiği çok açık. Bir arama yaptığınızda ve istediğiniz sonuçlara ulaşamadığınızda birçok soruya yanıt vermek durumunda kalıyorsunuz, bu da yetmiyormuş gibi arama penceresindeki yardımcı köpek karakteri her işinize karışıyor. Bu karakterden kurtulmak ve Windows’un klasik arama penceresine geri dönmek elinizde. Öncelikle Çalıştır penceresine Regedit yazarak Windows kayıt defterini açın. Daha sonra, HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \CurrentVersion\Explorer\CabinetState klasörüne giderek sağdaki pencereye tıklayın ve ‘Use Search Asst’ adlı (tırnak kullanmadan) yeni bir dize (string) değeri girin. Bunun değerini no yaptığınızda özlediğiniz arama seçeneğine kavuşacaksınız.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | , | Yorum yapılmamış

Bunlar olmadan olmaz!

Bilgisayarınızı kurduğunuzda ilk işiniz bu yazılımları da kurmak olsun. Çoğu Türkçe ve ücretsiz. Firefox Açık kaynak kodlu tarayıcı, sunduğu pratik çözümler, hız ve güvenlik sayesinde Internet Explorer’a sizi muhtaç etmiyor. İnternete girmek istiyorsanız mutlaka Firefox ile başlayıp devam etmeniz önerilir. OpenOfficeOfis belgelerinizi açmak ve düzenlemek için kullanabileceğiniz en başarılı açık kaynak kodlu ve ücretsiz yazılımlardan biri olan OpenOffice, Türkçe arabirimi sayesinde zorluk çekmeden kullanabileceğiniz bir program. Word, Excel gibi popüler yazılımların neredeyse aynısı bu pakette var. AntiVirBilgisayarınızı kurduktan hemen sonra güvenlik yazılımlarını yüklemelisiniz. Ücretsiz ve sizi virüslerden koruyan bir anti virüs yazılımı istiyorsanız AntiVir’i mutlaka denemelisiniz. ZoneAlarm Güvenliğinizi tamamlamanız için ihtiyacınız olan bir başka yazılım da firewall aracı. Deneyimi ve performansı ile akla gelen ilk isim olan ZoneAlarm, ücretsiz firewall aracı ile listede ilk sırada yer alıyor. Bu yazılım sayesinde hacker’lara geçit vermeyeceksiniz. K-Lite Mega Codec PackFilmleri ve ses dosyalarını izlerken görüntüde ve senkronizasyonda bir problem yaşanmasını istemiyorsanız, en yeni codec’leri yüklemelisiniz. Tüm bu codec dosyalarını tek tek bulmak yerine K-Lite Mega Codec Pack kurmanız yeterli. İrfanview Resim dosyalarını izlemek için Windows’un size sunduğu seçenekler ihtiyacınızı karşılıyor gibi görünse de aslında bu imkanların çok daha fazlasını sunan yazılımlar var. Tıpkı IrfanView gibi. IrfanView sayesinde, resimleri izlemekle kalmaz, düzenleyebilir, formatlarını değiştirebilir hatta toplu işlemleri tek tıklamada gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik, Türkçe ve ücretsiz. MSNHem Windows XP hem de Windows Vista ile birlikte gelen MSN, artık eski kaldı. En yeni MSN sürümünü kullanarak yeni imkanları kullanabilir ve hem daha estetik hem de daha kolay mesajlaşma yapabilirsiniz. Flashget İnternet üzerinden yaptığınız indirme (Download) işlemlerini hızlandırmaya ne dersiniz? Bağlantınızı en iyi şekilde ve sonuna kadar kullanmak için iyi bir indirme yöneticisine (Download Manager) ihtiyacınız var. Bunun için Flashget kullanmalısınız. Ücretsiz, başarılı ve Türkçe. WinampMüzik dosyalarınızı çalmanız için Windows Media Player kullanıyorsanız, hem bilgisayarınıza hem de size yazık. Winamp, bu işi hem daha kolay hem de bilgisayarınızı yormadan yapıyor. Son sürümü sayesinde, en yeni formatları sorunsuz bir şekilde çalabiliyor. Pek tavsiye etmiyoruz ama video da oynatabiliyor. Adobe Flash PlayerWeb sitelerindeki Flash nesneleri oynatmak için bilgisayarınıza Adobe Flash Player’ın kurulu olması gerekiyor. Bu yazılımın en yeni sürümü, H264 Codec destekleyen kaliteli videoları da oynatabiliyor. Web sitelerini sorunsuz gezmek istiyorsanız bu yazılımı mutlaka kurmalısınız. Adobe ReaderPDF dosyalarını okuyabilmeniz için Adobe Reader’ı kurmanız gerekiyor. Bu dosya biçimi, hem e-postalarda, hem web sitelerinde hem de e-kitaplarda sık sık kullanılıyor. Hatta bazı iş yazışmaları bile bu format üzerinden yapılıyor. Adobe Reader ile bu dosyaları kolayca açabilirsiniz. NeroCD ve DVD yazmanız için Windows ile beraber gelen araçlar size tam çözüm sunmazlar. Bu konuda size yardımcı olabilecek en iyi yazılım; Nero. Türkçe arabirimi ve en yeni formatlara sunduğu destek ve yardımcı araçlarla birlikte mutlaka bulundurmanız gereken bir yazılım. WinRarEn iyi sıkıştırma yazılımlarından biri olan WinRar, ISO dosyalarını açmakta da oldukça başarılı. Her ne kadar 7-Zip gibi ücretsiz bir alternatifi olsa da WinRar da sisteminizde bulunması gereken yazılımlardan biri. Son sürümü, çok çekirdekli işlemcileri de destekliyor ve Türkçe. Spybot Search & DestroyAntivirüs yazılımlarının bile bulamadığı reklam ve casusluk amacı taşıyan dosya ve programları bulan, kolayca temizleyen bir program. Üstelik, Türkçe arabirime de sahip ve ücretsiz. Sistem dosyalarını da başarıyla temizleyebiliyor.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | , , , | Yorum yapılmamış

Web’de hızlı olun!

Internet Explorer, web deneyimini hızlandırıcı birtakım kısayollar sayesinde sanal dünyada hızınıza hız katıyor!Web’de gezinirken web tarayıcınızın menüleriyle daha az boğuşmak istiyorsanız aşağıdaki kısayollardan faydalanabilirsiniz. Adres bölümüne kolayca geçmek için ALT + D veya CTRL + TAB
Bir önceki web sayfasına yönlenirsiniz ALT+ Sol ok tuşu
Önceden belirlediğiniz ana sayfaya gider ALT + HOME
Sık Kullanılanlar listenizi görüntüler CTRL + I
Mevcut sayfayı tekrar yükler. F5
Uygulamayı tam ekran olarak görüntüler F11
Bir önceki / sonraki sayfayı görüntüler SHIFT + Fare tekerleği
İlgili sayfayı yeni bir pencerede açar SHIFT + Link’e tıklama
Ziyaret edilen sayfayı Sık Kullanılanlara ekler CTRL + D
Web kameranızı yayın aracı olarak kullanmak
Microsoft’un web sitesinde, Windows 98 ve XP için geliştirilmiş küçük ve faydalı yazılımların bulunduğu Powertoys alanı bulunuyor. www.microsoft.com/windowsxp/pro/downloads/powertoys.asp adresinden erişilen bu alanda sisteminizin belli başlı özelliklerini değiştiren TweakUI, Virtual Desktop Manager (Sanal Masaüstü Yöneticisi), Taskbar Magnifier (Görev Çubuğu Büyüteci), Alt-Tab Replacement (Alt-Tab Geliştirici) gibi yazılımlar mevcut. Bu bölüme yeni eklenen Timershot Powertoy adlı yazılımı kullanarak, Windows XP’nin PC’nize bağlı web kameranızdan belirli aralıklarla fotoğraf almasını ve sabit disk, FTP, yerel ağ gibi hedeflere göndermesini sağlayabilirsiniz. Windows gezgininde web sayfası açmak Windows XP ve 2000′in klasör pencerelerinin oldukça pratik bir özelliği bulunmaktadır. Bu pencerelerin adres satırlarına bir web adresi yazabilirsiniz. Bunun yapıp Enter tuşuna bastığınızda pencere otomatik olarak Internet Explorer görünümü kazanır. Bu püf noktası her çeşit klasör penceresinde çalışmaktadır. Kısayollardaki ok işaretini kaldırmak
Windows’un tüm sürümleri dosya kısayollarını belirmek için kısayol simgesinin sol alt köşesine bir ok işareti yerleştirir. Bu işaret size de fazlasıyla büyük ve kaba görünüyorsa tamamen kaldırabilir veya yerine daha nazik görünen bir işaret yerleştirebilirsiniz. Bunu yapmak için öncelikle www.microsoft.com/windowsxp/pro/downloads/powertoys.asp adresine bağlanarak sadece 140 KB büyüklüğündeki Tweak UI uygulamasını indirip bilgisayarınıza yükleyin. Tweak UI uygulaması kendisini bilgisayarınızın Denetim Masası’na yerleştirir. Start > Settings > Control Panel > Tweak UI seçeneklerini çalıştırarak ayar uygulamasını çalıştırın. Karşınıza gelen pencerede Explorer sekmesine atlayarak Shortcut Overlay kısmında Light Arrow kutucuğunu işaretleyin. Burada None seçeneğini kullanırsanız kısayol okları iptal edilir. Kendi hazırladığınız ok grafiklerini kullanmak isterseniz Custom seçeneğini işaretleyebilirsiniz. Öte yandan kısayol okunu kaldırmak gibi basit bir işlem için başlı başına bir uygulama yüklemek istemeyenler Windows Kayıt defterine küçük bir ziyaret yapabilir. ‘HKEY_LOCAL_MACHINE > SOFTWARE > Microsoft > Windows > CurrentVersion > Explorer > Shell Icons alt klasörüne geçerek buradaki 29 değerini 50 yapın. 50 değeri boş bir simgeye denk geldiği için kısayollarınızın ok tuşları yok olacaktır. Bu işlemi yaptıktan sonra bilgisayarınızı tekrar başlatmanız gerekebilir. Küçük püf noktaları Windows gezgininde fareyi kullanarak herhangi bir dosyayı taşırken CTRL tuşuna basarak dosyanın kopyalanmasını, SHIFT tuşuna basılı tutarak taşınmasını ve ALT tuşuna basarak dosyanın kısayolunun oluşturulmasını sağlayabilirsiniz. Klasörlere ekleyeceğiniz Folder.jpg adlı imaj dosyaları ilgili klasörün önizleme değeri olacak ve Thumbnail modunda gösterilecektir. Aynı şekilde bu imaj Media Player’da albüm resmi olarak gösterilir. Bildiğiniz gibi Windows bir ya da daha fazla pencereyi yan yana dizmenize izin verir. Fakat herkesin bilmediği bir püf noktası vardır. Herhangi bir pencereyi seçili duruma getirdikten sonra CTRL tuşuna basılı tutarak görev çubuğunda bir pencereye sağ tıklayıp Dikey Döşe (Tile Vertically) komutu verildiğinde sadece seçili olan iki pencere yan yana dizilir.
Bilgisayarınızın başından ayrılmadan önce Windows’u hızlı bir biçimde kilitlemek için WIN + L tuş kombinasyonunu kullanabilirsiniz. Windows oturumunu sonlandırırken karşınıza çıkan pencerede H tuşuna basarak bilgisayarı uyku moduna getirebilirsiniz. SHIFT tuşuna basıldığında Stand-By düğmesi Hibernate’e dönüşecektir.
Windows XP’nin uyku modundan normal moda geçerken şifre sormasından sıkıldıysanız Denetim Masasındaki Power Options (Güç Seçenekleri) simgesine çift tıklayarak Advanced (Gelişmiş) sekmesindeki ‘Prompt for password after returning from standby’ seçeneğini kaldırabilirsiniz. Dosya kopyalama veya silme pencerelerinde No (Hayır) tuşuna defalarca basmak yerine SHIFT tuşuna basılı tutarak Hayır seçeneğini seçebilirsiniz.  Bir Windows klasörünü ekranın herhangi bir köşesine sürükleyip bırakarak bir araç çubuğu oluşturabilirsiniz. Araç çubuğundaki ilgili kısayol ve dosyaların üzerine tıklanabilir ve araç çubuğunun otomatik olarak gizlenmesi sağlanabilir. Sık kullanılanlar listenizi hafişetmek istiyor fakat bunu yapmak için Organize Favorites (Sık Kullanılanları Düzenle) modülünü kullanmak istemiyorsanız Organize Favorites seçeneğine tıklarken SHIFT tuşuna basılı tutabilirsiniz. Bunu yaptığınızda ilgili kısayolları barındıran klasör açılacaktır. Bir dosyayı çöp kutusuna göndermeden sisteminizden tamamen kaldırmak için SHIFT + DELETE tuşlarını kullanabilirsiniz.
Sık kullanılanlar listenizdeki internet adreslerini sıralamak için herhangi bir adresin üzerine tıklamanız ve fare düğmesini kaldırmadan ilgili adresi istediğiniz noktada bırakmanız yeterlidir.
Masaüstünüz aktif durumda olduğunda F3 tuşuna basarak dosya arama penceresini çıkarabilirsiniz. Masaüstünün aktif olmadığı durumlarda dosya arama penceresini açmak için WIN + F tuşlarına basmanız yeterlidir. Bir dosya veya Windows öğesi seçili durumda iken ALT ve ENTER tuşlarına aynı anda basarak ilgili öğenin özellikler penceresini ekrana getirebilirsiniz.  CD sürücünüze taktığınız bir CD’nin otomatik olarak başlamasını istemiyorsanız CD’yi taktıktan sonra SHIFT tuşuna bir süre basın.  Görev Yöneticisini (Task Manager) çalıştırmak için CTRL+SHIFT+ESC tuşlarına aynı anda basabilirsiniz.

Nisan 7, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | , , , , | Yorum yapılmamış

Donanımcılara Güncel Araçlar

Donanımcılara Gerekli araçlar başlığıyla verdiğimiz küçük takım çantasında güncelleme yaptık. Araçlarla ilgili güncellemeler ve yeni bağlantılar, burada.

Her bilgisayar kullanıcısının işine yarayacak bu minik yazılımlarla birlikte, sisteminizi gerçek zamanlı olarak izleyebilir, ayrıntılı bilgileri görebilir ve yaptıkları ince ayarların etkisini daha rahat görebilirler. Bunlar bizim günlük olarak kullandığımız ve olmazsa olmaz dediğimiz minik yazılımlar.İşlemci bilgilerini gösteren CPU-Z, grafik kartının tüm teknik verilerini gözünüzün önüne getiren GPU-Z ve sistemdeki sıcaklıkları ve gerilim değerlerini izlemenize yarayan Hardware Monitor. Üçünün toplamı neredeyse sadece 1 MB! Siz de indirin, kurun ve sisteminizi daha iyi şekilde izleyin.

Son yayınladığımız haberden bu yana, GPU-Z yazılımı güncellendi. Ayrıca daha önce yer vermediğimiz HWMonitor 1.08 yazılımının 64 bitlik sürümüne de ilgili bağlantıyı aşağıda sunuyoruz.

Yazılım paketini indirmek için tıklayın! (Her biri ayrı ayrı çalışabilen yazılımlardır, kuruluma gerek yoktur)
 CPU ID Hardware Monitor yazılımının 64 bit sürümünü indirin! (64 bit Windows işletim sistemi gerektirir)

Nisan 2, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi, Donanım | , , , | Yorum yapılmamış

Palette Grabber’ile Web’in Tüm Renkleri Sizin Olsun!

ColorSchemer gibi sitelerden mükemmel renk gruplarını seçebiliyorsunuz. Fakat bu işi manual yapmak gerçekten sıkıcı. FireFox yine bu sorunu çözmüş. Palette Grabber eklentisini kurduğunuzda istediğiniz web sitenin tüm renklerini photoshop, Gimp veya paintshop Pro’ya aktarabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey başlat menüsünün üzerinde yer alan ikonu

fp1.jpg

veya Tools> Export Color Palette yolundan

fp4.jpg

renklerden Read the rest of this entry »

Mart 28, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | | Yorum yapılmamış

CSS’e Başlamak

css_kitabi.png

Her bir yazısı akademik makale değerinde olan (ve her projede hızır gibi yardımıma yetişen fatih hayrioğlu) bu makaleleri bir e-kitap haline getirmiş. Şu an türkiyede en geniş kapsamlı CSS kitabı. Verdiği emekler için kendi adıma fatih beyden teşekkür ediyorum. Kitabı ve kaynak dosyalarını buradan indirebilirsiniz.

Mart 28, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | | Yorum yapılmamış

google adsense hakkinda bilinmeyenler

Google AdSense* web’de en çok kullanılan ve en büyük kazanç kapılarından birisidir. Bloglarından ve ya sitelerinden dünyanın parasını kazanan bir çok kişinin hikayesini duymuşunuzdur. Ancak bu işler sanıldığı kadar kolay değildir, Google’ın politikalarına bağlı kalırken öte yandan daha çok reklam alanı yaratıp gelirinizi arttırmaya çalışırken okuyucularınızı da rahatsız etmemeniz gerekmektedir. Başarılı Google Ad Sense hikayelerinden, Google AdSense sitesi ve servislerinden derlenmiş öneriler yazının devamında.

AdSense hakkında muhtemelen bilmediğiniz şeyler:

  • AdSense kazancı = Impression-count X Click-though-rate X Cost-per-click X smart-pricing-factor. kendi sitenizi görmeniz ban’lanmanıza yol açmaz. Yalnızca reklamlara tıklamadığınızdan emin olun.
  • Ancak sürekli sayfanızı yeniden yükleyerek sayfa görüntülenme sayınızı arttırmanız ban’lanmanıza sebep olur. Click-through-rate (CTR) tıklanmanın görüntülenmeye oranıdır. 0.1% ila 30% arasında olabilir, ama genellikle 1% ile 10% arasındadır. [ 100 Google Adsense Tips ]
  • İlk görüntülenme sayısı : Sayfanızın HTML kodunda en üstteki reklam alanının en çok CTR yaratan alan olduğundan emin olun. Unutmayın ki HTML kodundaki ilk reklam alanı sayfanızı gören kullanıcıların ilk gördüğü alan olmayabilir. [ Inside AdSense: First impressions count]
  • Zengin içerik venavigasyonel yardım öğeleri yanındaki reklam alanları genellikle iyi çalışırlar, çünkü kullanıcılar bu alanlara odaklanmışlardır. Kullanıcıların uzun yazı okumaya odaklandıkları sayfalarda, editoryal içeriğin hemen altına yerleştirilmiş reklam alanları iyi çalışırlar. [ Where should I place Google ads on my pages? ]
  • Çoklu reklam alanları için format önemlidir, reklam alanlarını, devamlı kullanıcılarınızın anlayacağı şekilde yerleştirin; son yazıdan sonra bir leaderboard kullanın. [ Six AdSense optimization tips for forums ]
  • Orta, kırılma yerinin üstündeki reklamlar en iyi çalışanlardır. En iyi format büyük kare, 336×280‘dir. Yani geniş reklam formatları diğerlerinden daha iyi iş yaparlar. Bunun sebebi diğerlerinden daha az satır kaplıyor olmalarıdır, her bir ekstra satırda ilgili kullanıcıyı kaybetme şansınız artar.
  • Yeniden söyleyelim özellikle geniş formatlar daha iyi çalışırlar, en iyi 3 format ise; 336×280, 300×250 ve 160×600 wide skyscraper’dır.
  • AdSense hesabı içerisinde farklı renk paletlerini seçebilmenize imkan tanıyan bir seçenek vardır, buradan reklamın sitenizin rekleri ile uyumlu olmasını, daha etkileyici görünmesini ve hatat abartı rekler kullanarak kullanıcının gözünden kaçmasını engelleyebilirsiniz. [ Google AdSense Optimization Webinar ]
  • Click-through için ikinci en aktif yerleşim ise sağ el hizasına gelen alandır. “Skyscrapers‿ ve diğer dikey bannerlar ana yapıda içeriğin yanına geldiklerinde gayet iyi iş görürler.. orta kolona yakın kare ve dikdörtgen bannerlar içeriğe direkt bağlı oldukları için gayet iyi çalışırlar. Kırılma yerinin altında kalan bannerlar en az çalışanlardır. [ Yahoo! Publisher Network: Location, location, location… ]
  • Google Adsense orta dikdörtgen bannerını yerleştirmek için en uygun yer, bannerın altında ve üstünde içerik olduğu taktirde, sayfanın orta sağ tarafı ve ya orta sağ sütündur. Adsense’i forumlarda kullanmak da iyidir ancak düşük CTR getirecektir. [ Google Adsense Tips for Webmasters ]
  • Adsense’i bol yazılı sayfalara yerleştirin, ‘Sponsored Links’ ve ‘Advertisements’ gibi başlıkları kullanmaktan çekinin, bannerları kırılma çizgisinin üzerine yerleştirin, bannerların renklerinin sitenizin renkleriyle uyumlu olmasını sağlayın, kenar çizgilerini sitenizin artalan rengine yakın seçerek bannerların sitenin içinde erimesini sağlayın. [ How to Increase Google Adsense CTR ]
  • Public Service Ads (PSA)’lerin görüntülenmemesini sağlamak için yeterli anahtar kelimeler ile iyi bir içerik hazırlayın, Title ve description gibi META tagları ve headings taglarının (h1, h2, ..) sitenizin geri kalanı ile uyumlu yapın. [ How to Remove Public Service Ads (PSA) in Google Adsense ]
  • Artık diğer reklam programlarını Adsense ile birlikte yayımlayabilirsiniz. [ It’s official! You can now run AdSense on the same page as other contextual ad programs ]
  • Google AdSense Politikası: Yayıncılardan, reklamlar ve imajlar arasında bir ilişki varmış imajını vermemesi için, reklamlar ve imajları yan yana dizmemelerini istiyoruz. [ Inside AdSense: Ad and image placement: a policy clarification ]
  • Bölüm hedefleme ile belirli html ince ayarları kullanarak, google adsense bot’un belirli bir içeriğie odaklanmasını sağlayabilirsiniz. Bölüm hedefleme Adsense in en son ve en efektif eklerinden birisidir. [ Display Relevant Adsense Ads Using Section Targeting ]
  • hafta sonları, blogumda ki reklam alanlarının sayısını trafiğin geldiği yere göre arttırmaya karar verdim. Küçük bir PHP fonksiyonuyla referrerın arama motoru olup olmadığına bakıyor ve arama motoruysa 2 tane daha reklam alanı yaratıyorum. Adsense gelirim cumartesi, pazar ve pazartesi %284 arttı! [ Positive Adsense Experiment ]
  • Asla kendi Adsense reklamlarınıza tıklamayın ya da tıklatmayın. Asla Adsense kodunu değiştirmeyin. Aynı anda rakip bir tekst reklam ve ya arama servisi kullanmayın. reklam elementlerini maskelemeyin. Aşırı reklam ve anahtar kelime doldurma olayından kaçının.[ 15 Common Mistakes that Violate Google Adsense TOS ]
  • Sitenize reklam koymak trafiğinize zarar vermez. Blogerların 6 çeşit geliri vardır; Google Adsense, bağışlar (PayPal gibi), Chitika eMiniMalls reklamlar, Amazon‘un ki gibi affilate programları, direk reklam verene satılan reklamlar (3 aylık ve ya daha uzun dönemli)[ How to Make Money From Your Blog - OLDUKÇA GENİŞ KAPSAMLI BİR MAKALE ]
  • Adsense sayfanızın ne ile ilgili olduğunu anlamaya çalıştığında önemli olan bir kaç şey vardır: Sayfanın URL’i title’ı teks linklerin anchor’ları, sayfada yüksek frekanslı görünen anahtar kelimeler, sayfaya ulaşan arama motoru sorguları, sayfayı linklemiş diğer sayfalar. [ How to Get Relevant AdSense Ads (Especially For Bloggers) ]
  • Blogunuzun yerleşimini ve genel hissiyatını içerisine reklamlar koyarak ne kadar bozmak istediğinizi kendinize sorun. trafiğinizi kontrol edin, yeterli kalabalığa sahip olup olmadığınızı öğrenin. Reklam kanallarını iyi kullanın. Zaman tanıyın. [Tips on Blog Adsensification ]
  • Sayfaya 3 AdSense reklamı koyabilirsiniz. Kısa yazılarda en yüksek CTR reklam içeriğin üzerinde olduğu zamanlarda alınır. Uzun yazılarda yükset CTR ise reklam yazının içinde bir yerlerde olduğu zamanlar elde edlir. Genişleri tercih edin - geniş dikdörtgen 336×280 en verimli adsense formatıdır.
    [ Adsense Tips, Layout Optimization Tricks for HigherCTR ]
  • oogle AdSense’ciler yayımcılar için bir kullanışlı özelliği daha açığa çıkardılar - Bölüm hedefleme. Konsept basit, avantaj ve olasılıklar sonsuz. [ Display relevant Ads in Blogs: Just suggest Google ]

Google AdSense: Google hakkında bilgi ve araçlar

  • Google AdSense FAQ: Adsense destek ve resmi klavuz.
  • Google AdSense Help Page AdSense hakkında çok detaylı sık sorulan sorular listesi. Esaslıca optimizasyonu öğrenin, başarılı reklam tasarımını nasıl yapacağınızı, reklam yerleşimini kavrayın ve özelikleri nasıl akıllıca kullanacağınızı öğrenin.
  • Google Adsense Program Policies.
  • Google AdSense Ad Formats: genel bakış.
  • Google AdSense Success Stories tarafından sağlanan hikayeler. Adsense geliriniz arttırmaya yarayacak, bir çok ilginç anlayış, somut karar.
  • Google AdWords: Keyword-Tool: Anahtar kelime aracı reklam kampanyanız için anahtar kelimeler türetir ve Google istatistiklere, arama performansı ve sezonsal trendler dahil olmak üzere rapor verir. Aramanıza kendi anahtar kelimelerini girerek ve ya belirli bir URL ile başlayın. Sağ taraftda ki yeşik kutuya yeni anahtar kelimeler girerek devam edebilirsiniz.

Google AdSense Araçlar, Servisler

Google AdSense Tips, Resources

Google Adsense Güvenli midir?

Adsense bildiğiniz gibi dünyanın en seçkin ve en kaliteli arama motoru olan Google’ın sayısız nimetlerinden sadece birisidir. Adsense,diğer reklam firmalarından farklı olarak reklamvereni de korumayı amaçlar,çeşitli tıklama hileleri ya da hit hileleri vs. gibi şeylerle gelirini artırmak isteyen kullanıcılar çeşitli hilelere başvurmaktadırlar ve geçersiz tıklamaları ayırtedebilen google sistemi böylelikle reklamverenin maliyetinide korumayı amaçlar tabi bu arada sizleri de korumayı amaçlar, hile yapmamışsanız google daima arkanızdadır ;) Birkaç yıl önce piyasaya çıkan bir firma vardı Titan adında onlar gibi bir sisteme sahip değil,google gerçek ve adsense de gerçek…Hem dünyaya malolmuş bir arama motoru olan Google ın en büyük gelirlerinden birisi de Adsense sistemidir,yani güvenebilirsiniz ;)

Adsense Hile!!! [Sakın Yapmayın]

Google adsense programına kesinlikle hile yapmayın ve hile yapmaya da kalkışmayın=) Adsense’de hileye başvurmak sizin gelirinizin intihar etmesi demektir…Adsense’de gelirini artırmak amacıyla hileye başvuran kullanıcıların sonu genellikle hep hüsran olur,bu bir kuraldır ve sizin elinizde de değildir eğer hileye başvuruyorsanız…Adsense ekibi reklamverenlerin maliyetlerini artırmamak amacıyla geçersiz tıklamalara karşı ve biliyorlar ki gereksiz tıklamaların hilelerin olması kendileri için bir dezavantaj yani reklam verip dekarşılıgını alamayan reklamveren programın başarısız oldugunu düşünüp tekrar reklam vermek istemeyebilir ve kendisi için bir gereksiz masraf oldugunu düşünebilir tabi bu durumda google amca olaya çok kızar tepkisini de sizi programdan atarak gösterir,çünkü çağımızın vazgeçilmezleri arasında yer alan internetin en önemli ve en büyük arama motoru olan Google’ın en büyük gelirlerinden birisini Adsense/Adwords karşılamaktadır ve bu google için gerçektende ciddi bir olay,ciddiyetsiz kullanıcının kendisine ve reklamverenlere zarar vermekten öteye gitmediğini çok iyi bilir..Belki diyebilirsiniz “hile yapsam ne olacak yapmasam ne olacak” diye hatta diyebilirsiniz “denize bir koca su döksem ne bir koca su alsam ne deniz yine deniz” diye, evet belki çok fazla etkilemez google ı sizin kazanıp ya da kaybetmeniz ama google için gerçekten de önemli çünkü gelirini sizin gibi kullanıcılar(webmasterlar) tarafından sağlıyor yani google o birer kişilerden gelir sağlıyor binlerce kullanıcı olduguna göre önem verilecek birşey oldugunu gösterir… Belki bir kez belki de 2 kez müsamma gösterebilir ama bu gösterdiği müsamma size hiçbir zaman garanti değildir,hiç acımadan programdan atılırsınız ve hesabınızda ne kadar para olursa olsun hiç bir ödeme alamadan hemde…Sayfalarda reklamlara tıklamaya teşvik edici yazılar yazmayın”bize destek olun”, “destekleyin bizi” “yardıma ihtiyac var” ya da çeşitli duygu sömürüleriyle(bu derneğe destek olmak için bir kere tıklayın vs. diye) ya da “günde bir kere reklamlara tıklayın vs. gibi reklamlara tıklatmaya yönelik şeyler yazmayın hatta hiçbir şey yazmayın….Reklam kodlarıyla kesinlikle oynamayın,kodlarla oynayarak istediğiniz şekle sokmaya çalışmayın sonuç sizin için ağır olur direk atılırsınız…Reklamları farklı pencerede( _blank olarak) açmaya çalışmayın çünkü google yayıncıyı ve reklamvereni korumak amacıyla reklamları yeni pencerede açılmasına izin vermiyor bunu değiştirmeye kalkmayın lütfen…Atılırsınız….Reklamları İframe kullanarak çalıştırmayın,fazladan gelir elde ediyim diye yani tıklama başı verilen miktar fazla olsun diye iframe kullanmayınız(olayı açarsak ingilizce içerikli sitelerde yani ingilizce reklamlarda tıklama başı ödeme daha fazla oldugu için böyle birşey yapmayınız…)Geçersiz tıklama ve gösterimler yapmaktan kaçının, tıklama veya da gösterim üreten yazılımlar kullanmayın inanın siz zekiyseniz google mühendisleri sizden daha zeki,yaptıgınız ve yapacagınız hileleri çok iyi biliyorlarKendi reklamlarınızı sebebi ne olursa olsun tıklamayın (deneme amaçlı tıklayım falan diye düşünmeyin,reklam çıktıysa sorun yoktur…)Kullanıcıyı reklamlara yöneltmek için çeşitli oklar,yazılar,işaret ve işaretçikler kullanarak reklamlara yöneltmeyin bırakın gerçekten ilgilenen insanlar tıklasın reklamlara…Reklamların üzerine yanıltıcı etiket ve başlıklar eklemeyin Sponsorlar yada sponsor bağlantılar dışında hiçbirşey eklemeyiniz…Adsense kodunu hiçbir yazılımda kullanamazsınız “Hiçbir AdSense kodu bir yazılım uygulamasına eklenemez.”…Adsense reklamlarının oldugu sayfalarda pop-up lar ya da pop-underlar olamaz ya da tarayıcının ayarını değiştiren vs. sitelerde yayınlanamaz(kendiliğinden anasayfa olarak ayarlama gibi…)Genel olarak bunlar var ve adsense sayfasına girerek program kurallarını da okuyabilirsiniz.. Ama sizin yapmanız gereken şey sadece hile yapmamak ;) Dünya’nın en hızlı büyüyen şirketlerinden birini kazıklamaya düşünmüyordursunuz zaten değil mi?ya da öyle bir şey olabileceğini:DD:İyi çalışmalar bol kazançlar hepinize(Hilesiz ;) )

    Mart 27, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | | Yorum yapılmamış

    Vista + IE7’s default security: Blocked site from stealing info

    At the ToorCon Seattle (beta) conference, Web application security specialist Robert Hansen (RSnake) demoed Mr-T (Master Recon-Tool), a new utility that combines information disclosure flaws in Internet Explorer and Firefox to collect information on a target’s computer system.Basically, it will attempt to use Javascript to cough up information about ones’ browser details, eg: version of browser, what plugins are running/enabled, location of the machine, internal IP of the machine etc.

    However on a Vista with IE7 running, “Access denied” error will be shown. This is because Vista + IE7 has Javascript disabled by default.

    Please test your browser here:
    http://ha.ckers.org/mr-t/

    Through the above website it can also show you what gmail address you are using.

    More information: http://blogs.zdnet.com/security/?p=197&tag=nl.e622

    Does it work on IE7 on Windows XP?

    Mart 27, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | | Yorum yapılmamış

    Domain ve Hosting Nedir?

    Web sitemizi hazırladık ve yayına hazır hale getirdik. Şimdi yapmamız gereken ziyaret edilebilmesi için web sitemizi yayınlamaya geldi. Web sitemizi yayınlayabilmek için hosting veren sitelerden yararlanacağız. Hosting nedir, ne işe yarar biraz yakından bakalım.

    Hosting Nedir?

    Web sitelerinin ziyaret edilebilmesi için 7/24 açık ve yüksek hızda internet bağlantısı olan bir bilgisayarda bulundurulması, depolanması gerekir. Bu hizmete hosting (bulundurma, ev sahipliği) denir. Web sitesi olan kişiler ücret ödeyerek veya bedava hizmet veren hosting şirketlerini kullanarak web sitelerinin sürekli internete bağlı kalmasını sağlarlar. Böylece web sitesi ziyaretçilere açılmış olur. Hosting şirketleri, sahip oldukları özel ve yüksek hızda internet bağlantısına sahip sunucularında yüzlerce web sitesini host eder (depolar) Çok sayıda siteyi host ettiğinden hosting şirketi para kazanır, web sitesi sahibi de bilgisayarını sürekli açık tutmak zorunda kalmaz.

    Biz de bir hosting hesabı açıp sitemizi yollayacağız. Ama öncelikle yüzlerce hosting sitesi içerisinden bir tercih yapmamız gerekecek. Çünkü her hosting hesabı aynı özelliklerde ve sitemizin ihtiyacını karşılayacak özelliklerde olmayabilir. Hosting hesaplarında özellikle bedava hosting hesaplarında çeşitli kotalar veya sınırlamalar olur. Bunlar genel olarak:

    Alan: Hosting paketlerinin alanı sınırlıdır. Örneğin 200 mb büyüklüğünde bir hosting hesabına 300 mb boyutundaki web sitesini gönderemezsiniz

    Bandwidth :( Trafik hacmi, band genişliği) Sitenizden yapılan trafik hacmini sınırlar. Örneğin hosting paketinin uyguladığı kota aylık 300 mb olsun. Eğer sitenizde 100 mb büyüklüğünde bir müzik dosyası var ise, bu müzik dosyasıa yda sadece 3 defa indirilebilir.

    Dosya boyutu: Bedava hosting paketlerinin neredeyse tamamında bu kısıtlama vardır. Belli büyüklükteki dosyaların üzerindeki dosyaları sunucuya gönderemezsiniz. Örneğin 5 mb dosya boyutu konulmuşsa, 6 mb büyüklüğündeki bir dosyayı -verilen alan yeterli olsa dahi- gönderemezsiniz.

    Bedava hosting hizmeti veren yüzlerce site var ancak bunlardan çok azı aradığımız özelliğe sahip. Aşağıdaki tabloda bulabildiğim en iyi bedava hosting hizmeti veren siteleri yazdım. Bunlardan bir tanesine veya sizin bildiğiniz daha iyi özelliklere sahip bedava hosting veren site varsa oraya üye olarak hosting hesabı açın. Üye olmakta zorluk çekiyorsanız buradan detaylı anlatımına ulaşabilirsiniz.

    Neden bedavası varken ücretli hosting kullanıldığını merak ediyor veya ücretli hosting almak istiyorsanız Ücretli Hosting sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

    Sitemizi sunucuya gönderelim

    Web sitemizi sunucuya göndermek için Ftp programına ihtiyacımız olduğunu ve programı nasıl indireceğimizi Site Programları sayfasında anlatmıştık. Şimdi FireFTP programını kullanarak sitemizi sunucuya gönderelim.

    Firefox’u açıp sayfanın üstündeki Araçlar’a, açılan menüden FireFTP’ye tıklayalım.

    1. Create an account yazan yere tıklayarak sırasıyla;
    2. Hesap adını (Önemsizdir. Dilediğinizi yazabilirsiniz.)
    3. Web sitemizin adresini, (Hosting adresi.)
    4. Hosting kullanıcı adımızı (Ftp kullanıcı adını… Eğer ayrı Ftp hesabı açmadıysanız üye olurken kullandığınız takma ad)
    5. Şifremizi yazalım ve tamam butonuna (6) tıklayalım.

    Sunucumuza ait bilgileri FireFTP’ye girdik. Sunucuya tekrar bağlanmak istediğimizde FireFTP bu bilgileri hatırlayacak ve tekrar yazmamıza gerek kalmayacak. Bilgilerimizi girdikten sonra Connect (7) yazısına tıklayalım ve sunucuya bağlanalım.

    FireFTP’nin sol tarafı bilgisayarınızdaki, sağ tarafı ise sunucunuzdaki dosyaları gösterir. Sunucuya bağlandıktan sonra sağ tarafta subdomaininizi görebilirsiniz. Üzerine çift tıklayarak klasörü açalım. Bilgisayarımızdaki dosyaları Fare ile sürükleyerek sunucudaki dosyaların olduğu bölüme bırakalım. Aynı işlemi şu şekilde de yapabilirsiniz:

    Göndermek istediğiniz dosya üzerine bir kez tıklayın. Sayfanın sağ tarafında göndermek istediğiniz klasörü açın ve sağ ok resmine tıklayın. (Resmi orjinal boyutlarında görmek için üzerine tıklayın.)

    Giden dosyaları sayfanın en altındaki bölümde görebilirsiniz. Tüm sayfalarınızı sunucuya gönderdiğimizden emin olmak için kontrol edelim. Sitemizi sunucuya gönderme işlemini de tamamlamış olduk.

    Artık web sitemiz sunucumuzda ve ziyaret edilmesi için hiç bir engel yok. Sitenizin adresini kısaltmak için ücretsiz yönlendirme hizmeti veren siteleri Bedava Domain sayfasından bulabilirsiniz.

    Sitemizi sunucuya göndererek internetteki yerimizi aldık. Peki bizim orada olduğumuzu biliyorlar mı? Arama Motoru Optimizasyonu sayfasını ziyaret ederek sitenizin arama motorlarındaki sıralamada nasıl yükselteceğinizi ve ziyaretçi sayınızı artırabileceğinizi öğrenebilirsiniz. Ayrıca web sitenizden gelir elde edebilirsiniz. Siteniz para kazandırsın sayfasından ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.


    Bedava Hosting veren siteler ve özellikleri

    Site Adı Alan (MB) Azami Dosya Boyutu Url Dil desteği
    250 500 kb Domain, Subdomain CGI, PHP, SSI, FrontPage Extensions, Perl
    200 500 kb CGI, PHP, SSI, FrontPage Extensions, Perl
    2000 10 MB PHP
    100 - 250 YOK PHP
    300 YOK Subdomain PHP
    100 ? PHP, SSI, FrontPage Extensions
    300 Yok PHP
    700 5 mb ? PHP
    60 500 kb Domain, Subdomain -

    Domain (Alan Adı) Nedir?

    İnternete bağlanan her bilgisayarın bir adresi vardır ve bu adres IP numarasıdır. Bir bilgisayara bağlanabilmek için önce o bilgisayarın IP adresini veya numarasını bilmeniz gerekir. Websitelerine de bu IP numaralarını kullanarak bağlanırız. Ancak numaraları akılda tutmak zor olduğundan IP adresleri isimlendirilmiştir. İsimlendirilen bu IP adreslerine domain (alan adı) denir. Örneğin www.google.com.tr adresine 66.249.93.104 IP numarasını kullanarakta ulaşabiliriz. Tarayıcımıza google.com.tr yazdığımızda bilgisayarımız 66.249.93.104 IP numarasına ait bilgisayara bağlanacaktır.

    Bedava Domain

    Bedava domain hizmeti veren siteleri kullanarak uzun olan web sitenizin adresini kısaltabilirsiniz. Örneğin ücretsiz hosting hizmeti veren bir siteden aldığınız siteadi.hostsitesi.com şeklindeki adresi www.siteadi.tk şeklinde kısaltabilirsiniz. Aşağıdaki tabloda bedava yönlendirme hizmeti veren sitelere ulaşabilirsiniz. cjb.net den nasıl alan adı alacağınız buradaki sayfada anlatılmıştır.

    Site Örnek Reklam
    www.siteadi.cjb.net Pop Up
    www.siteadı.net.tc
    (eu.tc, us.tc gibi alternatiflerde sunuyor.)
    Yok
    www.siteadi.tk Pop Up

    Bedava domain hizmeti veren sitelerden alınan domainler ile ücretli domainler tam olarak aynı değildir. Şimdi ücretli ve ücretsiz domainler arasında ne fark var ona bakalım ve bedavası varken neden domain için para ödüyorlar sorusunu cevaplamaya çalışalım.

    Neden Ücretli Domain

    Neden ücretli domain kullanmalıyız sorusuna birkaç madde ile cevap vermeye çalışalım.

    1.Kaliteli web sitelerinin çoğu .com, .net, .org uzantılı alan adlarını kullanır. Bu uzantıdaki domainleri ücretsiz kullanamayız.

    2.Web sitenizden para kazanmanızı sağlayan sponsorların çoğu bedava alan adı kullanan siteleri kabul etmezler.

    3.Kullandığınız bedava domain size sorulmadan elinizden alınabilir. Örneğin sitenizi hazırladınız, yayınladınız ve zamanla ziyaretçi sayınızı artırdığınızı düşünelim. Ziyaretçilerinizin çoğu, kullandığınız ücretsiz alan adı sayesinde sitenize ulaşıyor diyelim. Bu durumda ücretsiz domain hizmeti veren siteler kullandığınız alan adını elinizden alabilir, ücret talep edebilir veya bir başka kişi sizin kullandığınız alan adını satın alabilir.

    4.Ücretsiz domainler sadece sitenizin anasayfasının adresini kısaltır. Siteniz ile ilgili hiçbir şey barındırmaz. Bu nedenle sitenizin çeşitli sayfalarına link verirken ücretsiz alan adını kullanamazsınız. (Örn: ücretsizdomain.tk/resimler.html şeklinde link veremezsiniz.) Ayrıca sitenize ziyaretçi gönderen en büyük kaynak olan arama motorlarına ücretsiz alan adını kullanarak kaydolamazsınız.

    5.Web sitenizin kalıcı olmasını istiyorsanız ücretli alan adı kullanmanız yararınıza olacaktır. Sitenizi hazırlayıp yayınladıktan sonra ziyaretçi sayısını artırmak için çalışacaksınız. Arkadaşlarınızı ve çevrenizdeki kişileri sitenizden haberdar ettikten sonra daha fazla kişinin sitenizi bulmasını isteyeceksiniz. Yapacağınız ilk iş sitenizi arama motorlarına eklemek ve arama sonuçlarında üst sıralarda yer almaya çalışmak olacak. Örneğin 3-4 ay boyunca sitenizi üst sıralara taşımak için çalıştınız ve iyi bir konuma geldiniz diyelim. Ancak kullandığınız sunucuda problemler yaşamaya başladınız, siteniz yavaş açılmaya başladı veya aldığınız ücretsiz hosting hesabı kapatıldı. Bu durumda sitenizi başka bir sunucuya taşıyabilirsiniz, farklı bir hosting hesabı kullanabilirsiniz ancak sitenizin adresi değişeceğinden arama motorlarındaki tüm kayıtlarınızı ve konumunuzu kaybeder ve sıfırdan başlamak zorunda kalırsınız. Ücretli alan adı kullanıyor olsaydınız sadece alan adını farklı bir sunucuya yönlendirerek bu sorunu aşabilir, kaldığınız yerden devam edebilirdiniz.

    Artı ve eksilerine bakılacak olursa, ücretli alan adı vereceğiniz birkaç dolara fazlası ile değecektir. Bir yıl için sadece bir kaç dolar ödeyerek Natro‘dan kendi .com, .net .org uzantılı domaininizi satın alabilirsiniz.

    Mart 27, 2008 Yazan: Acemi blogçu | Bilgi | | Yorum yapılmamış